Okuma Önerileri

Resimlerle Düşünmek. Otizmin İçerden Anlatımı, Temple Grandin, Çeviren: Mehmet Celil İftar, İstanbul: Sistem Yayıncılık, 2015, 232 s.

Temple Grandin’in kaleme aldığı Resimlerle Düşünmek son derece etkileyici bir içeriğe sahip. Yaşanmışlıklardan devşirilmiş olan bu kitap, genellikle düşünme konusundaki ezberlerimizi bozuyor ve eğitimin neredeyse mucizevi yönlerine ışık tutuyor. Bilgi ve sabrın eşlik ettiği, anlama ediminin üst boyutta gerçekleştiği bir insanlık ortamının, birçok olumsuzlukların üstesinden gelmede ne denli etkin olabileceğini gözler önüne seriyor Grandin.

Öneren: Prof.Dr.Betül Çotuksöken

 İnsan Felsefesi,Takiyettin Mengüşoğlu, İstanbul: Doğu Batı Yayınları, 2016, 536 s.

Yıllarca derslerini izlediğim Değerli Hocam Takiyettin Mengüşoğlu’nun felsefi antropolojiye yaptığı katkıyı içeren İnsan Felsefesi (İlk baskısı: Felsefi Anthropologi, 1972; Dünya ve Çevre, 1979; bu iki kitap 1988’de bir araya getirilerek İnsan Felsefesi adı altında yayımlanmıştı) uzun bir zaman aralığından sonra yeniden yayımlandı. İnsanın; bilen, yapıp eden, isteyen, tavır takınan, önceden gören, ideleştiren, devlet kuran bir varlık olarak edimlerine; tarihsel, özgür ve disharmonik bir varlık olarak da yapısal özelliklerine dikkat çeken kitap, insanı anlamak, ortak insansal fenomenleri fark etmek isteyen herkese ufuk açıyor. İnsana “dokunan” herkes bu kitabı mutlaka okumalı.

Öneren: Prof.Dr.Betül ÇOTUKSÖKEN

İnsan Neyle Yaşar?, L.N.Tolstoy, İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2015, s:112

 

Tolstoy (1828-1910) Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kreutzer Sonat ve Diriliş'in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. Bu dönemde yazdığı öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurgu içinde ele aldı. Tolstoy, insan sevgisi ve inanç konularını ustalığının bütün inceliğiyle işlerken, İnsan Neyle Yaşar? ile gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını ortaya koydu.

 

Öneren: Öğr.Gör.Elif SUNGUR


Tek, Hakan Nordik,Doğan Kitap, İstanbul, Kasım 2014, s:448

Bu kitabın yazarı yıllardır çok yakından tanıdığımız biri.
Okurlar kitabı önyargısız değerlendirsinler diye gerçek ismiyle değil, takma isimle yayınlamayı seçti. 

Öneren: Öğr.Gör. İrfan EROĞLU

 

KÜN, Sezgin KAYMAZ, İletişim yayınları, İstanbl, 2013,479s.

Sözcükleri yan yana getirirken, aşina olmadığımız, alışmadığımız bir tutumu var Sezgin Kaymaz'ın. Sarsıcı, kolayca zihni yakalayan bir üslupla karşı karşıyayız. Ancak böyle bir üslupla Orta Anadolu insanının dili, konuşma tarzı, tabuları, günlük yaşamı bu kadar etkileyici bir harman oluşturabilirdi zaten. Atmosfere gayet uygun olarak sıradan şeyler olağandışı ile buluşturuluyor, enfes bir mizah doğuyor buradan da. Salt gülmece yönüyle de okunabilir bu orijinal roman. Ama sadece komik diyaloglardan, benzeri olmayan olay akışından değil, mistik bir fantazi olarak, gerilim ve şiddeti ele alış biçiminden dolayı, alelade ile fevkaladenin birlikteliğini ustalıkla anlattığı için de ısrarla öneririm.

Öneren: Öğr.Gör.İrfan EROĞLU

Ve Günler Yürümeye Başladı, Eduardo Galeano, İstanbul,Sel yayınevi,  2012, 416 s.

Galeano'dan her güne bir gerçek.
Bir takvim formatında yazılan kitap, 1 Ocak'tan 31 Aralık'a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. Eduardo Galeano,  kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor.

Sürekli daha ileriye taşımaya çalıştığı minimalist stili ise zirvede. Fazladan tek bir sözcük bile kullanmak istemiyor, her şeyin özüne inmeye çalışıyor: konunun, insanın, sözcüğün, tarihin... Söylemek istediğini mümkün olan en kısa biçimde aktarmak; herhalde Galeano edebiyatının en güzel özeti budur.
Hüzünlü sayfaların ağırlığı kaçınılmaz olsa da geleceğe yönelik umudu her satırda hissettirerek "dünyanın vicdanı" yakıştırmasını Eduardo Galeano'nun ne kadar hak ettiğini, bu kitap bir kez daha teyit ediyor.

Öneren: Yrd.Doç.Dr.Hakan AYTEKİN 

 


 

Kariyer ve Varoluş Daniş Navaro, Ankara: Elma Yayınevi, 2014, 334 s.

Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe Anabilim Dalında yapılan bir lisansüstü çalışmanın genişletilmiş bir ürünü olan yapıt, sağlam bir düşünsel geleneğe yaslanıyor. İnsan felsefesi temelinde insanı “çalışan bir varlık” olarak değerlendiren Kariyer ve Varoluş, yazarın aynı zamanda kendisiyle ve varlığının uzantısı olan mesleğiyle, işiyle, kariyeriyle olan ilişkisini, konuyla bağlantılı alanyazınını da (literatür) dikkate alarak okurlarıyla paylaştığı bir kitap. Kariyer yolculuğuna bilinç katmak isteyenlerin mutlaka okumaları gereken bir eser.  

Öneren: Prof.Dr.Betül Çotuksöken



 

 

Hannah Arendt’te “Radikal Kötülük” Problemi  Berrak Coşkun İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 2013, 205 s.

Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe Anabilim Dalında yapılan bir lisansüstü çalışmadan türetilmiş olan yapıt, Hannah Arendt’in konuya ilişkin görüşlerinin eşliğinde ve bu görüşlere de ek olarak, bizi, kötülüğün anlamını sorgulamamız konusunda duyarlı olmaya; her birimizi varoluşumuz üzerinde, kavramlarımız, isteme edimimiz, istememizin dayalı olduğu temeller, ilkeler ve tek kişi olarak da yapabileceklerimiz üzerinde düşünmeye davet ediyor.  “Her şey insanın elinde!” mesajını veriyor.

Öneren: Prof.Dr.Betül Çotuksöken



 

Mutluluğun Sakıncaları, Elizabeth Farrelly

Kitap, uzak dünya Avusturalya'dan dünyaya bakan mimar  yazarın çok kapsamlı düşünmeleri ve araştırmaları sonucunda oluşmuş. Farrelly, zengin referans bilgi ve enteresan yakın tarih anekdotlarıyla detaylandırdığı kitabında günümüz dünyasını şehirleşme, tüketim kalıpları, sıradan insanın yaşamı, feminizm, mimarlık, aile, sosyal yaşam üzerinden değerlendiriyor, küresel ısınma ve iklim değişikliği ile akla gelmedik bağlantıları açıkça ortaya koyuyor.

Okuyucuya mimarlık dünyasının ışıklı mekanlarından, sanattan ve tarihten, mekan tasarımının özünden bahsetmeyi de ihmal etmiyor.

Öneren: Öğr.Grv.Elif Sungur



 

 

Geleceği Yeniden Düşünmek, Çok yazarlı

Bu kitabın yazarları, yeni iş pradigmasını oluşturacak önemli kavramsal unsurlar sunuyorlar. Bölümler provokatif, aydınlatıcı fikirlerle, iyi sorularla, taze içgörülerle ve önümüzdeki rekabetçi işbirlikçi savaşı düşünmeye dair alternatif yöntemlerle dolu. Hiper rekabetin, ardı ardına gelen teknolojik devrimlerin ve sosyal çatışmaların damgasını taşıyan Üçüncü Dalga zenginlik yaratma sistemi yayıldıkça yüksek bir belirsizlik ve düz mantıkla olmayan şartlar ortaya çıkıyor. 

Öneren: Prof.Dr.Nazif GÜRDOĞAN



 

Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Alain de Botton

Geçmişte kölelere reva görülen çalışma, günümüzde yaşamımızın en önemli parçasını oluşturuyor. Zamanımızın büyük bölümünü fabrikalardan limanlara, elektrik santrallerinden füze rampalarına uzanan farklı çalışma mekânlarında geçiriyoruz. Alain de Botton yeni kitabında bu mekânları ziyaret ediyor ve bisküvi üreticilerini, liman işçilerini, elektrik mühendislerini, ressamları, muhasebecileri, kariyer danışmanlarını çalışırken izliyor. Farklı alanlarda çalışan bu insanların işlerini nasıl yaptıklarını anlatırken çalışmanın doğası üzerine çarpıcı düşünceler geliştiriyor.

Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı tuhaf olduğu kadar güzel de olan işyerlerini Alain de Botton'un rehberliğinde gezen okurları kendi çalışma yaşamları hakkında düşünmeye kışkırtacak.